Hakkımda

mehmet-akpinar92 senesinin Haziran ayının 25’inde hayatımda hiç sevmediğim ve bana şans getirmediğini düşündüğüm Perşembe günü Kadıköy’de dünyaya geldim.

İlk önce babamın ticaretle uğraşmasından dolayı daha yedi yaşındayken girmiş olduğum Karaköy Perşembe Pazarı Hayat ve Ticaret Okulu’ndan 18 yaşında mezun oldum. 2010 yılında lisans eğitimi almak başka bir ticaret okulu olan 1883’te Hamidiye Ticaret Mekteb-i Alisi adıyla kurulan, Cumhuriyet döneminde ise Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi ismini alan ve günümüzde Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak faaliyetlerine devam eden İktisat bölümünü kazandım.

Lisans hayatımda Volkswagen, Garanti Bankası, Mesa gibi firmalarda staj yaparken bir yandan da okulda yarı zamanlı olarak çalışmaya devam ettim. Lisans yılları pazarlamayla tanıştığım ilk yıllar olmuştu. Aldığım ekonomi derslerini oldukça teorik buluyor, piyasa ile bağdaştıramadığım teorileri anlamakta zorluk çekiyordum. Üniversite hayatımda girdiğim bir derste hocamın burada geleceğin bankaları yetiştiriyoruz cümlesini duyduktan sonra vizyonumun uyuşmadığı hocalarımın derslerine girmemeye başladım. Dersleri takip etmek yerine dışarıdan iktisat ile ilgili kitaplar okuyor ve aldığım notları okuyarak sadece belirlediğim dersleri takip ediyordum. Bu sırada pazarlama ile tanıştım. Perşembe pazarı süresince yaşadığımız iş sorunları nedeniyle pazarı yakından takip edebiliyor ne gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığımızı görebiliyordum. Pazarlamaya olan hayranlığım, markaları araştırma tutkum sonucunda pazarlama alanında yüksek lisans yapmaya karar verdim. Okulda son sınıftan tam mezun olmak üzereyken üniversitedeki hocam beni iktisat fakültesinin münazara takımı kaptanı olarak seçti. Takımı finale kadar taşıdık ve münazara yarışmasında ikinci olduk. Pazarlamada yüksek lisans yapmak istediğim için hocamın yüksek lisans teklifini reddettim.

Pazarlama yüksek lisans için Marmara Üniversitesi’ne yaptığım ilk iki başvuru reddedildi. Bu sırada spora olan tutkum nedeniyle Marmara Spor Yönetimi yüksek lisansına başladım. Burada karşıma çıkan bir fırsat neticesinde 22 yaşındayken işletme, satış ve pazarlama derslerini asiste etme fırsatı yakaladım. Akademiyle ilk tanışmam bu şekilde başladı. Derse ilk girdiğimde hoş geldin kardeşim sen bu okula yeni başladın diyen öğrencimin tepkisini hayatım boyunca unutamam…

Pazarlama yüksek lisansı yapmak için sadece Marmara Üniversitesi’ne odaklanmıştım. Mezun olduğum okul olduğu halde bölümün hocaları tarafından iki defa reddedilmiştim. Bir şekilde oraya girmem gerekiyordu. Hayatımda hep başarı odaklı bir insan oldum. Ayrıca ikinci reddedilişimde mülakat doğum günümdü. Kendime iyi bir doğum günü hediyesi verememiştim… Üçüncü deneyişimde lisansta pazarlama dersini aldığım hocamın tavsiyeleri neticesinde şansımı arttırmak için İstanbul Üniversitesi pazarlama bölümüne de başvurdum.

Üçüncü deneyişimde her iki okulu da kazandım. Ancak spor bilimlerinde yazmış olduğum tez yetişmediği için Marmara Üniversitesi’ne kayıtlarını kaçırmak zorunda kaldım. Hayat çok enteresandı. Daha önce iki kere deneyip ret aldığım fakülteye üçüncü başvurumda kabul edilmiştim ancak bu seferde karşıma başka bir engel çıkmıştı. Bu şekilde İstanbul Üniversitesi pazarlama kürsüsü serüvenim başladı. Spor bilimlerindeki hocalarım doktoraya devam etmek istediler ancak ben her zaman hayallerimin peşinden koşmak istiyordum. Hayatımda keşkelere zaman ayırmak niyetinde değildim.

İstanbul Üniversitesi pazarlama kelimesinin ilk olarak Türkçe’ye kazandırıldığı yerdi. Mehmet Oluç hocamızın hayat hikayesini okumuştum. Bana, hayat hikayesi oldukça ilham vermişti.  İstanbul Üniversitesi’nin ekolü araştırma odaklıydı. Bu süreçte kendimi araştırma anlamında oldukça geliştirdim ve yüksek lisans düzeyinde öğrenciyken bilimsel bir makale yayınladım. İstanbul Üniversitesi pazarlama serüvenim ders alma sürecini ilk dönemini 4,00 ortalama ile tamamladım.  Bu sırada bir yasa değişikliği yaşandı ve askerlik kağıdım geldi. Daha önce bir yüksek lisansım olduğu için ve eğitimde kademe yükseltme gerekliliğinden dolayı askere çağırıldım. Pazarlama serüvenim o kadar da iyi gitmiyordu…

Bir şekilde yeni bir çözüm geliştirmeye çalıştım. Askerlik kağıdım yazın geldiği için doktora sınavlarına başvuru yapabiliyordum. Daha önce bir yüksek lisansım olduğu için başvurumu yaptım. Hocalarımın takdiri sonucunda İstanbul Üniversitesi Pazarlama doktora programına kabul edildim. Hayatımın en mutlu günlerinden biriydi. Bu süreçte bana inanan hocalarıma çok teşekkür ederim…

İstanbul Üniversitesi’nde doktora programına devam ederken özel sektörde ve akademide dersler vermeye devam ettim. Bu sırada girişimcilik ile tanıştım. Spor alanında en yüksek yatırımı almış (1 milyon dolarlık bir yatırımdı) bir startup’ta bir yıl kadar CMO rolünde çalıştım. Startup dünyasında çalışmadan önce hayalim çok büyük kurumsal markaların pazarlama departmanında çalışmaktı. Ancak startup dünyasına girdiğimde sıfırdan bir marka yaratmanın ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu gördüm. Kurumsal hayat hayallerini rafa kaldırdım.

Startup dünyasında gerektiğinde strateji kurup onu uygulardın, gerektiğinde koli taşırdın, gerektiğinde beş ajansla birlikte çalışarak toplantıdan toplantıya koşardın, gerektiğinde telefonla satış yapardın, gerektiğinde Türkiye’nin çok önemli iş adamlarıyla toplantılara katılırdın. Bir nevi işin mutfağıydı ve ben bu mutfakta olmaktan çok keyif alıyordum.

İstanbul Üniversitesi doktora sürecimin ders aşamasını ve bilimsel yeterlilik kısmını başarıyla tamamladım. Tez aşamasında araştırma yapmak üzere Almanya’da bulunan Passau Üniversite’ne araştırma yapmaya gittim. Burada alanında dünyaca tanınmış profesörlerden pazarlama, yönetim ve girişimcilik dersleri aldım. Tezimle ilgili burada bulunan profesörlerle birebir çalıştım. Avrupa’yı ziyaret sırasında Almanya’da bulunan startup kuruluşları ile görüşmeler yaptım. Startup fikirlerimle çeşitli hızlandırma programlarına başvurdum. Ayrıca danışmanlık yaptığım bir startup’ın Almanya bağlantılarını organize etmeye çalıştım. 10’dan fazla ülke 15’den fazla şehir gezdim. Alman disiplinine yakından inceleme ve hayatıma uygulama fırsatını yakaladım.

Şu anda kendi startup fikirlerim üzerine çalışıyor ve startup’lara danışmanlık yaparak, özel sektöre pazarlama ile ilgili eğitimler veriyorum. Ayrıca akademik hayatıma öğretim görevlisi olarak devam ediyorum. Pazarlama alanında yayınlanmış ulusal ve uluslararası makalelerim ve kitap bölümlerim var.

Pazarlamaya olan tutkum, kendimi sürekli geliştirme isteğim beni bu alanın içine çekmiş ve pazarlamanın dinamik yapısı bana hiçbir zaman yaşlanmayacak olan bir gençliğin kapılarını aralamıştır.

Güney Kaliforniya Üniversitesi Liderlik Enstitüsü kurucu başkanı ve iş yönetimi bölümünün önde gelen bilim adamlarından olan Prof.Dr. Warren Bennis’in dediği gibi

“Hiçbir şey bana yeni bir şey öğrenmekten daha çok keyif vermiyor.”

Bu yüzden her gün okuyor, her gün araştırıyor pazarlama ve girişimciliğe dair yazılarımı sayfamdan sizlerle paylaşıyorum.